Husiler Babülmendep’te kontrolü ele geçirdi
Husilerin Muha ve Meyyun Adası’nı ele geçirmesiyle Babülmendep’te kontrol değişti. Kızıldeniz’de ticaret ve enerji güvenliği için alarm verildi.
Yemen’de Suudi Arabistan destekli hükûmet güçleri ile İran destekli Husiler arasında yaşanan çatışmalar, Kızıldeniz’in güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Hükûmet güçlerinin batı kıyısında başlattığı karşı operasyonun başarısız olması ve Husilerin stratejik Muha kentini ele geçirmesi, çatışmaların Babülmendep Boğazı’na kadar taşınmasına yol açtı. Bölgede ticari gemi geçişlerinin kritik seviyelere gerilediği belirtilirken, gelişmeler enerji ve küresel ticaret açısından yeni bir risk oluşturdu.
Husiler, Kızıldeniz kıyısında ilerledi
Husiler, Suudi Arabistan destekli hükûmet güçlerinin kontrolündeki stratejik Kızıldeniz liman kenti Muha’yı ele geçirdi. Kentin kaybedilmesiyle İran destekli grubun Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki kontrol alanını genişlettiği bildirildi. Hükûmet güçlerinin bölgede karşı operasyon başlatmasına rağmen ilerlemeyi durduramadığı ve geri çekilmek zorunda kaldığı aktarıldı.
Husilerin ilerleyişi yalnızca ana kara ile sınırlı kalmadı. Grubun Kızıldeniz’in güney girişinde bulunan Meyyun Adası’nı da kontrol altına aldığı ifade edildi. Boğazın en dar bölümünde stratejik bir konuma sahip olan ada, deniz geçişlerinin güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Zukar Adası’nın da Husilerin kontrolüne geçtiği bildirildi.
Husilerin Sözcüsü Yahya Seri ise yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik alanı kapsayan 6 ilçenin ele geçirildiğini açıkladı. Ancak Seri’nin açıklamasında Meyyun Adası’na ilişkin herhangi bir ifade yer almadı.
Babülmendep’te deniz trafiği risk altında
Husilerin Meyyun Adası’ndaki varlığı, Babülmendep Boğazı açısından gelişmelerin önemini artırıyor. Yemen ile Afrika kıtası arasında bulunan boğaz, Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan dar bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Meyyun Adası ise boğazın en dar bölümünü iki deniz ulaşım hattına ayırması nedeniyle stratejik bir konum taşıyor.
Babülmendep’in güvenliği, Hürmüz Boğazı’nın İran savaşı nedeniyle kapalı olduğu mevcut tabloda daha da önemli hale geldi. Bölgedeki çatışmaların yoğunlaşmasıyla ticari gemi geçişlerinin kritik seviyelere gerilemesi, Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen enerji ve ticaret taşımacılığının karşı karşıya olduğu riski artırdı.
Babülmendep neden kritik?
Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan ve Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinde önemli bir geçiş güzergâhı oluşturan stratejik bir su yolu. Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya ulaşan gemilerin bu boğazdan geçmesi gerekiyor. Bu nedenle boğazda yaşanabilecek uzun süreli bir güvenlik sorunu, yalnızca Yemen ve çevresindeki ülkeleri değil, küresel deniz ticaretini ve enerji taşımacılığını da doğrudan etkileyebilir. Kaynakta, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unun bu rota üzerinden gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Yemen Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi de Babülmendep’in önemine dikkat çekerek Yemen’in deniz güvenliği, küresel ticaret ve enerji kaynaklarının güvenliği açısından kritik bir konumda bulunduğunu söyledi. Alimi, boğazın savunulmasının Yemen’in egemenliğinin yanı sıra ticaret, enerji ve gıda tedarikinin güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Suudi Arabistan petrol hattını kapattı
Bölgedeki güvenlik endişeleri enerji altyapısına da yansıdı. Suudi Arabistan’da bulunan Doğu-Batı petrol boru hattının, Husilerden geldiği belirtilen saldırıların ardından tedbir amacıyla kapatıldığı bildirildi. Pompa istasyonlarının saldırılarda hedef alındığı ve olayda Irak’tan havalandığı değerlendirilen bir insansız hava aracının kullanıldığı ileri sürüldü.
Bu gelişme, Babülmendep çevresindeki askeri hareketliliğin yalnızca deniz taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Kızıldeniz güzergâhının enerji taşımacılığı açısından öneminin artması, bölgedeki kara ve deniz altyapısının da çatışmanın etkileriyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor.
Suudi Arabistan ABD’den destek istedi
Suudi Arabistan’ın Husilere karşı ABD’den askeri destek talep ettiği de öne sürüldü. Axios’un haberine göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Husilere karşı ABD’nin askeri saldırı düzenlemesi talebiyle ABD Başkanı Donald Trump’ı iki kez aradı ancak talep reddedildi.
ABD yönetiminin son haftalarda Suudi Arabistan’a, Amerikan güçlerinin önceliğinin İran ve Hürmüz Boğazı olduğunu ve Yemen’de yeni bir cephe açılmasının istenmediğini ilettiği belirtildi. Bununla birlikte CNN’in kaynaklarına dayandırdığı haberde, 100’den fazla ABD askeri danışmanının Husilere yönelik saldırılarda Suudi Arabistan’a destek verdiği iddia edildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper’ın da acil koordinasyon görüşmeleri gerçekleştirmek üzere Suudi Arabistan’a gittiği bildirildi.
Türkiye gelişmeleri yakından takip ediyor
Bölgedeki gelişmeler Türkiye’nin diplomatik gündemine de yansıdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmede bölgedeki son gelişmeler ile Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılar değerlendirildi.
Husilerin Babülmendep çevresindeki stratejik noktalarda kontrol alanını genişletmesi, Hürmüz Boğazı’nın da kapalı olduğu mevcut koşullarda küresel deniz ticareti açısından iki önemli enerji ve ticaret güzergâhının aynı anda baskı altında kalması anlamına geliyor. Yemen’deki çatışmaların bundan sonraki seyri, yalnızca ülke içindeki güç dengelerini değil, Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen uluslararası ticaretin güvenliğini de doğrudan etkileyebilecek bir noktaya ulaşmış durumda.





Benzer Haberler
Rusya 12 saatte 328 Ukrayna İHA'sı düşürdüğünü açıkladı
Ukrayna'dan Kırım'daki Rus askeri havaalanına saldırı
Rus İHA saldırıları 250'den fazla lokomotifi vurdu
Yemen'de Taiz hattında çatışmalar yoğunlaştı
Rusya'nın jet motorlu İHA hamlesi Ukrayna hava savunmasını zorluyor
Rusya'nın Ukrayna saldırılarında 4 kişi hayatını kaybetti
Rusya'dan Odessa Limanı'ndaki askeri gemiye saldırı
Trump'tan Ukrayna-Rusya savaşı açıklaması: Enerji tesisleri hedef alınmayacak